BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARIN ÖZLÜK HAKLARI NELERDİR.
Basın mesleğinde çalışanların özlük hakları, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzim Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. İlgili Kanunda kimlerin bu Kanun kapsamında olacağı belirtilmiştir. 5953 sayılı Kanunun 1. Maddesi, “Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir.”” Şeklinde düzenlenmiştir. Madde de açıklandığı gibi bu kanun, gazete, süreli yayın, haber ve fotoğraf ajansları ve her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve 4857 sayılı İş Kanunundaki işçi kavram dışında kalan kişilere uygulanmaktadır. Ve yine devamında, Kanun’un kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığında çalışanların ise gazeteci olarak adlandırıldığı belirtilmiştir. Ancak, belirtmiş olduğumuz Kanun kapsamında bulunup da, Devlet, vilayet ve belediyeler ve İktisadi Devlet Teşekkül ve müesseseleriyle sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında bu Kanun hükümleri uygulanamamaktadır. Ayrıca, gazeteci ile işveren arasındaki iş sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmak zorundadır.
5953 SAYILI KANUNDAN ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
Bu Kanuna tabi olanların kıdem tazminatı hakları doğması için 5 yıl çalışma şartı getirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununda bu süre 1 yıl iken, bu Kanunda süre 5 yıl olarak düzenlenmiştir. 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi ise mesleğe ilk giriş tarihidir. Akdin feshi halinde gazeteci, bu süreye göre hesaplanacak tazminatı almaya hak kazanır.
Bu madde kapsamına giren bir işyerinde,işverenle arasındaki hizmet ilişkisi bir veya birden çok sözleşmeye istinaden fasılasız olarak en az beş yıl sürmüş olan gazetecinin işine son verilmesi yapılacak yazılı ihbardan itibaren üç ay geçtikten sonra muteber olur. Beş seneden az hizmeti olanlar için bu ihbar müddeti bir aydır. İhbar müddetinin son günü olan tarih tazminata esas tutulur ve yıllık izinden sayılmaz.
Gazeteci yıllık iznini kullanmamışsa, işine son verilmesi halinde, izin süresine ait ücreti kendisine peşin olarak verilir.
Kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi, yeni işine girişinden itibaren hesaplanır. Ancak, buna aykırı olarak işverenle gazeteci arasında yapılacak sözleşme geçerlidir.
İşverenin maddi imkânsızlık sebebiyle gazetecinin tazminatını bir defada ödeyememesi halinde, tediye en çok dört taksitte yapılır ve bu taksitlerin tamamının süresi bir yılı geçemez.
Gazeteci en az bir ay evvel işverene yazılı ihbarda bulunmak suretiyle iş akdini her zaman feshedebilir.
Kadın gazetecinin hamileliği halinde, hamileliğin 7 nci ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar izinli sayılır. Bu müddet zarfında müessese gazeteciye son aldığı ücretin yarısını öder
Mensup olduğu süreli yayındaki bir yayın dolayısiyle hapis cezası alan gazeteci, ücretini işverenden almakta devam eder. Ancak gazeteci bu yayını, sorumlu müdür veya işverenin onayı olmadan yaptığı takdirde bu haktan yararlanamaz. Hapis cezası alan gazeteci, bağlı bulunduğu kadroya yapılacak toplu zamlardan emsali gibi istifade eder.
Gazetecinin ölümü sebebiyle iş akdinin sona ermesi halinde, eşi ve çocuklarına ve bunlar bulunmadığı takdirde geçimi kendisinde olan ailesi efradına, ölen gazetecinin aylık ücretinin üç katından az olmamak üzere, kıdem hakkı tutarında ölüm tazminatı verilir.
Her altı günlük fiili çalışmayı takibengazeteciye bir günlük ücretli dinlenme izni verilmesi zorunludur. Gazetecinin vazifesi devamlı gece çalışmasını gerektirdiği hallerde hafta tatili iki gündür.
Gazeteci, çocuğu dünyaya geldiği zaman üç; eşi veya çocuğu, anası veya babası öldüğü zaman dört; çocuğu evlendiği, kardeşi, büyük anne veya büyük babası veya torunu öldüğü zamanlar iki gün olağanüstü ücretli izine hak kazanır. Bu izinler senelik izinden sayılmaz.
Günlük bir süreli yayında çalışan bir gazeteciye, en az bir yıl çalışmış olmak şartiyle, yılda dört hafta tam ücretli izin verilir. Gazetecilik mesleğindeki hizmeti on yıldan yukarı olan bir gazeteciye, altı hafta ücretli izin verilir. Gazetecinin kıdemi aynı gazetedeki hizmetine göre değil, meslekteki hizmet süresine göre hesaplanır.
Günlük olmayan yayınlarda çalışan gazetecilere her altı aylık çalışma devresi için iki hafta ücretli izin verilir. İzin hakkından feragat edilemez.
Pazar gününden başka bir gün hafta tatili yapan gazeteci, pazar günü fazla mesai yapmış sayılmaz.
Her bir fazla çalışma saati için verilecek ücret, normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlasıdır.
Ancak, günlük normal çalışma müddetine ilaveten bu madde gereğince tatbik edilecek fazla çalışmaların saat 24 den sonraya tesadüf eden saatlerinde ücret bir misli fazlasiyle ödenir.
Fazla saatlerin hesabında, yarım saatten az olan müddetler yarım saat, fazlası ise bir saat sayılır.
Fazla saatlerde çalışma, ücretlerini parça başına veya yapılan iş miktarına göre alan gazetecilere yaptırıldığı takdirde dahi bu kimselerin fazla saatlere tekabül eden ücretleri bu maddedeki esaslara göre ödenir.
Fazla çalışma ücretlerinin gününde verilmemesi halinde, her geçen gün için % 5 fazlasiyle ödenir.Fazla mesai günde üç saati geçemez.
Görüleceği üzere 5953 sayılı Basın İş Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan en dikkat çekeni ise Basın İş Kanununa tabi bir çalışanın kıdem hesabı, son çalıştığı işverenlikteki çalışma süresine göre değil, meslekte geçen süre dikkate alınarak hesaplanmaktadır. İzin, ihbar gibi kıdeme bağlı hakların hesabında mesleki kıdem dikkate alınmaktadır.