TAŞINMAZLARIN(GAYRİMENKULLERİN) KAMULAŞTIRILMASINDA
USUL VE ESASLAR
Kamu hizmetlerinin ifası ve kamu yararının gerektirdiği hallerde ihtiyaç duyulan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, Devlet ve Kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasındaki usul ve yöntemler 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile düzenlenmiştir.
Kamu yararı kararının alınmasından itibaren, İdare tarafından projenin bulunduğu güzergâha isabet eden taşınmazlardan, kamulaştırılacak mülkiyet ve irtifak hakkının tespiti için öncelikle ilgili kadastro müdürlüğünün onayından geçirilmek suretiyle taşınmaz malların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösteren ölçekli bir kamulaştırma planı yapması veya yaptırması gerekmektedir.
Buna göre, idare tarafından hazırlanan da hazırlatılan kamulaştırma planına uygun olarak, kamulaştırma sahası içerisinde kalan taşınmazların tapu kayıt suretlerinin ilgili tapu sicil müdürlüğünden temin edilip, malik ve alakadarların adresleri ve ölü olup olmadıkları harici araştırmalarla tespit edilir. Ölmüş oldukları tespit edilen taşınmaz maliklerinin mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları ilgili nüfus müdürlüğünden çıkartılarak mirasçıların adresleri de tespit edilir.
Maliklerin adreslerinin, 7. maddede belirtilen mercilerden usulüne uygun şekilde araştırılmadığı ve davalıya usulüne uygun olarak anlaşmaya varabilmek için tebligat da yapılmadığı durumlarda, davacı idarenin bedel tespiti ve tescil talep etme hakkı doğmadığı gerekçesi karşısında bu duruma uymayacak şekilde idarece açılan davalar da reddedilebilecektir. Bu adreslere tebligat çıkarılmadan yapılan ilanen tebligat geçersiz sayılmakta olup, taşınmaz maliklerinin belirlenerek adreslerinin tespiti ile usulüne uygun bildirimde bulunmak, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun temelini oluşturmaktadır. Buna göre, tüm kamulaştırmalarda adres araştırmasına büyük önem vermek zorunluluğu olmakla birlikte, adresi ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından araştırıldığı halde tespit edilemeyenler için ilanen çağrı yoluna başvurulmalıdır.
Kamulaştırma planları yapılıp, kamu yararı kararı alındıktan sonra idare tarafından Tapu Müdürlüğüne bir dilekçe ile kamulaştırılacak parsellerin tapu kaydına idari şerh verilmesi istenmektedir. Şerh tesisinin amacı, taşınmazın üzerinde kamulaştırma sürecinde bir değişiklik olduğunda kamulaştırma yapan idareyi bildirilmesini sağlamak ile alıcı ve satıcı arasındaki işlemlerde her iki tarafı da bilgilendirmektir.
Kanuna göre idarelerin tapuda kayıtlı olan taşınmazlar hakkında yapacağı kamulaştırma işlemlerinde satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esas alınmıştır. 8. maddeye göre satın alınan veya trampa edilen taşınmaz, kaynak veya irtifak hakkı sahibinden kamulaştırma yoluyla satın alınmış sayılır. Bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için zilyet tespitinden sonra 10. madde kapsamında bedel tespiti ve tescil davası açılmalıdır. Satın alma yönteminin uygulanabilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olması, kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarının oluşturulması ve malike taşınmazının kamulaştırılacağı ve bedelinin peşin veya taksitle ödenerek pazarlıkla satın alacağının veya trampa yoluyla devir alınacağının resmi taahhütlü bir yazı ile bildirilmesi gerekmektedir. Malik ile anlaşma olmaması halinde 10. madde gereği tescil ve tespit davasının açılması ile devam edilmektedir.
Kamulaştırma Kanunu 10. maddesi uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davalı taraf tapuda kayıtlı taşınmazlarda taşınmazın malikidir. Malikin, kamu tüzel kişisi olması durumunda ise Kamulaştırma Kanunu 30. madde hükmü uygulanmaktadır. Malikin vefat etmesi halinde ise, tüm mirasçılara karşı dava açılması gerekmektedir.
Kamulaştırılacak taşınmaz maliklerinden bir kısmı satın alma aşamasından önce vefat etmiş, ancak mirasçıları tarafından tapuda intikal işlemleri gerçekleştirilmemiş ise İdare tarafından taşınmaz maliklerine ait veraset ilamı Sulh Hukuk Mahkemesi’nden alınarak mirasçılar tespit edilmekte ve uzlaşma görüşmelerine tespit edilen mirasçılar davet edilmektedir. Uzlaşma görüşmelerine sadece tapuda malik sıfatını haiz olan kişiler çağrılabilmektedir. Zilyetlik iddiasında bulunanlar ve ayın çekilmeli durumda bulunanlar uzlaşma görüşmelerine çağrılamamaktadır.
Tüm yargılama giderleri, harç, bilirkişi ücretleri ve keşif yolluğu davacı idare tarafından karşılanmaktadır. Ancak, bu bir tespit davası olduğu için, vekalet ücreti, kendisini vekil ile temsil ettiren her iki taraf yararına maktu olarak belirlenmektedir.